BAĞIŞIKLIĞINIZI OZON TEDAVİSİ İLE GÜÇLENDİRİN !

OZON TEDAVİSİ- OZON TERAPİSİ

 

Ozon (O³), 3 atomlu bir moleküldür ve oksijenin(O²) çok yüksek enerji taşıyan bir şeklidir.

“Ozon Terapisi” olarak bilinen oksijenle şifa, tüm hastalıkların kaynağını hücresel seviyeye kadar izliyor. Ve vücudun doğal iyileşme mekanizmalarına katkıda bulunuyor. Hücrelerimizdeki organeller bol miktarda oksijenle en iyi şekilde çalışır. Soluduğumuza, yediklerimize hatta vücuttaki hücrelere ulaşan saf oksijen bedeni iyileştirir. Oksijen miktarını arttırmak bağışıklık sistemini güçlendirir,iltihaplanmayı azaltır, dolaşımı iyileştirir ve serbest radikal üretimiyle mücadele eder. Ozon tedavisi hücresel iyileşme sağlayan, vücuttaki kanın oksijen seviyesini iyileştiren bir tedavidir. Aktif oksijen molekülü olan OZON GAZI kullanılarak yapılan iyileştirici tedavilere “ozonterapi” denilmektedir.

Kanserden Diabete, Hepatit’ten AIDS’e, Kronik Yorgunluktan Stres’e, Antiaging’ten Kozmetiğe kadar yüzlerce hastalıkta uygulanmaktadır.

 

 

Ozon tedavisi virüslere karşı koruyucu mudur ?

Medikal Ozon Tedavisi 2019 Aralık ayında Çin Wuhan Eyaletinde ortaya çıkan Korona Virüs enfeksiyonu olan COVİD-19 hastalığının tedavisinde başarılı bir şekilde uygulandı. Medikal Ozon; Enfeksiyon Dozundauygulandığında, dezenfekte edici özelliği sayesinde vücuttaki virüslerin kapsülünü parçalayarak ve doğal bağışıklık hücrelerini arttırarak antibiyotiklerin etkili olmadığı viral hastalıklarda etkilidir.

 

 

Ozon tedavisi vücutta nasıl etki eder ?

*Kan hücrelerinin oksijen taşıma kapasitesini artırır. Yani hücrelere daha fazla oksijen gider.

*Bağışıklık sistemini ve vücudun antioksidan sistemini güçlendirir.
*Antiviral etkilidir. Yani virüslere karşı etkilidir.
*Antibakteriyel etkilidir. Yani bakterilere karşı etkilidir.
*Metabolizma hızını artırır.

*Detoks etkisi ile toksinlerin atılmasını kolaylaştırır

*Enfeksiyonlara karşı etkilidir (virüs-bakteri ve mantar)

*Enflamasyonu azaltır.

 

Ozon Tedavisi Kaç Seans Uygulanmalıdır?

Ozon gazının sonsuz bir etkisi olmadığı için, 10 seanstan sonra belirli aralıklarla tek seanslık takviye dozlarla etkisinin devam etmesi amaçlanır. Seans sıklığı yine hastalık dışında, hastanın ve hastalığının durumuna göre belirlenir. Çoğu hastada haftada 2 seans uygulama önerilir.

 

No Comments

Post A Comment